4 Temmuz 2017 Salı

Eğitimde Yaratıcı Drama Teknikleri


  Eğitimde Yaratıcı Drama Teknikleri


Bilinç Koridoru 

Dramada olay örgüsü devam ederken ana karakterin karşılaştığı herhangi bir iki­lemi ya da içinden çıkamadığı durumu görmesine yardımcı bir tekniktir. Sahne dü­zeni, kişilerin yüzleri birbirine dönük olarak karşılıklı iki sıra hâlinde dizilmelerini gerektirir. Ana karakter, insanların oluşturduğu iki sıra arasında yürür ve bu sırada küme üyeleri, kahramanın karar veremediği konuda kendi görüşlerini söylerler. Öğrencilerin her biri değişik düşünce ve duyguları yansıtan birer tümce söyleye­rek karakterin vicdanının sesi olurlar. Bazılarının görüşlerine uymayan karşıt gö­rüşler olabilecek düzenleme yapılabilir. Bu süreçte, koridor boyunca önerilen dü­şünceler ve duygusal uyarımlar, karakterin bir karara varmasına yardımcı olur. Ana karakter geçidin sonuna ulaştığında kararını verir. Bu teknik “düşünce tüneli” ola­rak da bilinir.

Bölünmüş Ekran 

Drama sürecinde öğrenciler, değişik zamanlarda ve yerlerde gerçekleşen iki ya da daha fazla sahne düzenlemesi yaparlar. Sahneleyiş biçimi, çalışmanın bütününü bozmayacak biçimde iki ya da daha fazlaya bölünür. Daha sonra sinema filmlerin­de olduğu gibi bu sahnelerin arasındaki olayları, ileri ya da geriye gitme biçimin­de çalışırlar. Bu iki sahnenin kurgusu, bağlantıları, karşılıklı ilişkileri çok dikkatli bir biçimde hazırlanmalıdır 

Dedikodu Halkası

Drama süreci içinde bulunan karakterlerin davranışları, katılımcılar tarafından oluşturulan bir halka içerisinde, dedikodu olarak eleştirilir. Dedikodu, halkada ya­yılarak ilerlerken daha da çarpıtılır ve büyür. Dramanın daha ileri aşamaları için gerginlik ve çelişkileri belirlemede işlevsel bir tekniktir 

Donuk İmge 

Drama sırasında önemli bir durumu gerçekleştirilirken öğrencilerin/ katılımcıların donuk bir fotoğraf oluşturmasıdır. Oyundaki eylem ve söz, bir fotoğraf gibi ya da videodaki gibi dondurulur. Öğretmenin/liderin düzenlemesiyle gerçekleştirilen imgesel fotoğraflara, o doğaçlamanın dışında kalan diğer öğrenciler/ katılımcılar tarafından bu imgeler üzerinde kısa süreli konuşularak ve çözümleme yapılır. Özellikle anlamların somut imgelere dönüştürülmesi, duyguların en ekonomik ve denetimli biçimde kümedekiler tarafından yorumlanması olasıdır.


Doğaçlama 

Verilen bir durum ya da nesnenin göz önünde bulundurularak anında, kendiliğin­den (spontane) canlandırma yapılır. Kim?, ne?, nerde?, kimle? gibi değişkenler do­ğaçlamaya yön verir. Doğaçlama, kalıpları önceden belirlenmeksizin herhangi bir şey ya da durumla ilgili olarak değişik anlatım araçlarını kullanmaktır. Özgür ya­ratma eylemi olarak da tanımlanabilecek doğaçlama, kullanıldığı alana bağlı ola­rak biçimsel değişiklik gösterir.

Düşünce İzleme 

Bir karakterin aklından geçen ve duyamadığımız, düşünceleri açığa vurulur. Bir kümedeki katılımcılar canlandırmalarını yaparken bir pozisyonda donarlar. Öğret­men/lider o kişilere düşünce ve duygularını yüksek sesle ve birkaç tümceyle an­latmaları için soru sorar. Bu her bireyin omzuna hafifçe dokunma ya da onların başının üstünde mukavvadan yapılmış bir düşünce balonu tutmayla olur. Seçenek olarak düşünce izleme, sınıfın bir üyesinin sınıf içindeki bir karakterin duygularını ve düşüncelerini yüksek sesle söylemesi biçiminde de olabilir. Bu teknik, kolaylık­la “Donuk İmge” tekniğiyle birleştirilebilir. Aynı oranda doğaçlama için yararlı bir belirtidir.

Forum Tiyatro 

Forum tiyatro, bir tiyatro türü olmakla birlikte toplumsal konuları ele alması ve de­ğişik yaklaşım ve çözümler üretmeye olanak sağlaması, izleyen ve izleneni oyuna katması nedeniyle eğitimde drama çalışmalarında bir teknik olarak da kullanılmak­tadır. Kendi başına bir drama tekniği değildir.
Bir oyun bölümü ya da doğaçlama, küçük bir küme tarafından oynanırken oyunun herhangi bir yerinde oyuncuların ya da izleyicilerin oyunu durdurup (don­durup) oyunun gidişine müdahale etmeleridir. Rol alabilirler, rol kişilerini sorgula­yabilirler, oynanan oyunun seyrini değiştirebilirler. Bu bağlamda sorunun nasıl çö­züleceğine ilişkin yanıtlar aranır. Yalnızca oyuncular sorumlu değil, aynı zamanda gözlemciler (izleyiciler) de sorumludur. Çünkü onlar da oyunun yönünü etkileye­ceklerdir. Böylece katılımcıların ya da gözlemcilerin dramayı kurallı biçimde etki­lemelerine izin verilmiş olur. Dramada yeni denemeler için bir çeşit deney ortamı gibidir. Sürecin değerlendirilmesi için çok uygun bir tekniktir.

Geriye Dönüş 

Drama sürecinde, rol kişi ya da kişileri saniyeler, dakikalar, günler ya da yıllar ön­ce olan olayları canlandırır. Bu süreç karakterlerin geçmişlerini, odaklandıkları ya da içinde bulundukları durumu görmelerini sağlar. Aynı zamanda bugünle de bağ­lantı kurmaya yardımcı olur. “Dramatik geçmiş ve şimdi” kavramları arasındaki iliş­ki, oyun ya da doğaçlama devam ederken geçmişte yaşanmış olan sahneler, arala­ra serpiştirilerek pekiştirilebilir. Bir karakterin geçmişinde yaşanmış önemli bir sah­ne “Donuk İmge” ile ya da sahnenin değişik yerinde canlandırılabilir. Sözlü ya da sözsüz doğaçlama olarak gerçekleştirmek olasıdır.

İç Ses/Kafa Sesi 

Drama çalışmasında karakterlerin karşılaştığı bir sorunun karmaşık yönlerini ay­dınlatmak için bu teknik kullanabilir. Söz gelimi aralarında çatışma durumu olan iki karakter seçilir. Kümedekilerden iki kişi daha seçilir. Seçilen kişiler çatışan ki­şilerin iç sesi (kafa sesi) olurlar. O karakterin, sanki sesli olarak düşünüyormuş gi­bi çatışan düşüncelerini dile getirilirler ya da ahlaki ve siyasi tercihlere dayalı ola­rak karaktere önerilerde bulunabilirler. Öneriler, daha önceki süreçle ilişkili olma­lıdır. İç ses, sahibinin sesi gibi de düşünülebilir.
Bu teknikte karakterler, karşılaşılan sorunların ayrımına daha fazla varırken di­ğerleri duruma karakterle birlikte girerek düşüncelerini belirtip gerilimi artırıp azaltabilirler.

Küçük Kümelerle Doğaçlama 

Genel katılımcı kümesi, küçük alt kümelere bölünerek ana temayla bağıntılı çalış­malar yapar ve yaptıklarını birleştirilerek bütünü oluşturur. Küçük kümeler halin­de herhangi bir olaya ilişkin değişik bakış açılarını yansıtmak için doğaçlamaların planlanması, hazırlanıp sunulmasına dayalı bir tekniktir.
Doğaçlamalar yaşantı ya da duruma ilişkin bireylerin var olan birikimlerini yan­sıtmalarını sağlar. Düşüncelerin belli biçimde düzenlenmesi, içeriğin seçilmesi, ka­rakterlerin belirlenmesi, olay ve diyalogların oluşturulması, eylemde bulunabilme becerilerinin geliştirilmesi ve canlandırmada güvenin sağlanması önemlidir.


Dramatizasyon

Oyunlaştırma (Dramatizasyon) tekniğinde metne bağlı oyunlaştırma esastır. Konu­nun, metnin seçimi, rollerin dağıtımı daha çok öğretmen/ lider tarafından yapılır. Söz gelimi öğretmen/lider katılımcılara roman, öykü, şiir gibi yazın türlerinden bi­rinin tümü ya da bir bölümünün metnini okur ya da anlatır. Ardından rolleri dağı­tır ve çocuklardan, öyküyü canlandırmalarını ister. Bu tür canlandırmalarda tiyat­roya benzer bir çalışma süreci izlenir. Oyunlaştırma (Dramatizasyon) tekniğinde, öykünün çocuklara yönelik olması, sahne ve giysilerin öyküde anlatılan gerçek ha­vayı yansıtıcı, karakterlerin ise ilginç olmasına özen gösterilmelidir. Öğretmen dramatizasyon etkinliklerinde daha çok süreci kenardan yönetir, rol almaz. Katılımcı­lar öğretmen tarafından verilen rollere bağlı kalarak beden dili ya da sözel olarak canlandırmalar yapar, kendilerine verilen metinde bulunan karakterleri canlandı­rırlar 

Öğretmenin Rol Alması (Teacher İn Role)

Dramatik kurguyu biçimlendirmek için çok önemli bir tekniktir. Drama çalışmala­rında öğrencilerle birlikte öğretmenin de rol alması anlamına gelir. Bunun için bü­yük sanatçılık becerilerine sahip olmak gerekmez. Öğretmenlerden beklenen ço­cuklardan en iyi tepkiyi alabilmek için onları eyleme geçirebilme gücüne sahip ol­maktır. Özellikle çocuklardan rol içinde yardım ve öneri isteyen birinin rolüne öğ­retmenin girmesi durumunda önemli kazanımlar elde edilebilir. Öğretmen aynı za­manda drama lideri olabilir, akran olabilir ya da dersin gelişimi için yararlı herhan­gi bir rolü oynayabilir. Öğretmen çocuklardan soru sormalarını isteyebilir. Oyunun gelişimine göre onları özel bir kümenin üyesi rolüne sokabilir ve onları cesaretlendirebilir. Eğitimde dramanın özünü çatışmalar oluşturur. Öğretmenin role girmesi tekniğinde önemli olan bu ikilemleri ve çatışma anlarını zenginleştirmektir. Öğret­menin role girdiğini ya da rolden çıktığını göstermek için bir kostüm giymesi ya da elinde bir şey tutması vb. bir belirteç kullanması gerekir.


Ritüeller- Seremoniler 

Drama içinde öğrenciler, yıl dönümleri, inanç ve değer sistemlerine uygun olarak ritüeller ve seremoniler düzenlerler 

Rol İçinde Yazma 

Çocukların/katılımcıların, ele alınan içerik doğrultusunda ve canlandırılan roldeki kişinin ağzından rapor, mektup, kartpostal, çağrı yazısı, mahkeme karar yazısı, toplantı duyurusu vb. yazmalarıdır. Sürmekte olan etkinliğe yön vermek, gerilimi arttırmak ya da yeni bir düşünceyi devreye sokmak üzere öğretmen tarafından gönderilir. Bunu ayrı ayrı yapabilecekleri gibi, ikili, üçlü kümeler hâlinde ortakla­şa da yapabilmektedirler. Çocukların okuma-yazma becerilerini geliştirmelerine el­verişli, etkili ve yaygın bir tekniktir.

Rol Kartları

Rol kartları, oynanacak olan rol kişilerini ve kişilerin içinde bulunduğu koşullar hakkındaki ayrıntılı bilginin iletilmesini sağlar. Bunlar eğitimcinin bir dizi değişik rolü birden tanıtmak için süre kazanmak istediği durumlarda yararlı olabilir. Ayrı­ca, eğitimcinin, çocukların kendi rollerinden başkasının ayrıntılarını bilmesini iste­mediği durumlarda kullanılır. Bu nedenle öğretmenin hazırladığı kartların, kulla­nılmadan önce katılımcılar tarafından görülmemelerine dikkat edilmesidir. Ortak tüm bilgilerin her iki kartta da bulunması gerekir. Kartların yararlı olabilmesi için temel doğaçlama becerilerine sahip olmak gerekir. Doğaçlama belli bir sona gide­bilir ya da sorun oluştuğunda, öğretmen/lider tarafından durdurulup karakterin ro­lü sorgulaması sağlanabilir. Bu çalışmalar bazı sahnelerin yeniden ele alınarak ge­nişletilmesini de sağlar


Sıcak Sandalye 

Eğitimde drama çalışmalarında çok dikkatli kullanılması gereken tekniklerden biri sıcak sandalye tekniğidir. Çünkü bu teknik daha çok psikodrama çalışmalarında kullanılır. Öğretmen ya da katılımcılar, sandalyeye oturtulan kişiye kesinlikle kişi­sel sorular sormamalıdırlar. Başka bir deyişle öznel yaşantılar, kişisel duygular, ça­lışmanın konusu durumuna getirilmemelidir. Bunların yanı sıra yöneltilecek soru­lar, bireysel sağaltım da içermemelidir. Belirtilen sorunlar dikkate alınmazsa psikodramanın çalışma alanına girilir ki bu da özel bilgi ve uzmanlık gerektirdiğin­den, denetlenemeyecek sıkıntılar ortaya çıkabilir. Öte yandan eğitimde dramanın amaçlarından da uzaklaşmış olunur.






1 yorum:

  1. Büyük katkılar sağladığını biliyorum ama b u kadar ayrıntısı olduğunu bilmiyordum,teşekkürler canım

    YanıtlaSil

Yorum Kuralları
1 - Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz
2 - Yazım ve dil bilgisi konusundaki hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3 - Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4 - Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda,
site sahibi yorumunuzu yayınlama ya da yayınlamama hakkına sahiptir.