Deneyimli Anne
GENEL KONULAR GÜZELLİK DENEYİMLERİM MUTFAK DENEYİMLERİM ANNELİK DENEYİMLERİM GEZME TOZMA DENEYİMLERİM

10 Nisan 2017 Pazartesi

Çocuklarınızın Sağlıklı Gelişimine Tam Destek Çocuk Devam Sütü’nde!



Neden Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.



Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.

1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütü’nü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.

Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.




Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamını Oku...

4 Nisan 2017 Salı

Bütün Gün Esneyen Prenses

Carmen Gil-Elena Odriozola-masal-hikaye


"Bu, sarı bir sarayın, altın taçlı bir kralın ve bütün gün esneyen bir prensesin öyküsüdür" diye başlıyor masal.

Esneye esneye bir hal olan prensesin esnemesi bir türlü geçmez. Kral, kraliçe ve bakanlar... hatta bahçıvanın kedisi ile köpeği bile onu gördükçe esnerler! Yalnız bir türlü neden esnediğini bulamazlar. Kral kızının büyük bir derdi olduğunu düşünür ve çözüm bulabilmek için elinden geleni yapar. Italya'dan dondurmalar, Brezilya'dan kakaolar, kuştüyünden yataklar, şarlatanlar, şifacılar aklına ne gelirse getirtir. Hatta herkesi gülmekten kırıp geçiren sarı bir fil bile getirtmiştir komşu krallıktan ama nafile kızının esnemesini geçirememiştir.

Bir gün prenses uşağın oğluyla tanışır ve onunla hiç bilmediği oyunlar oynar. Artık esnemesi de geçmiştir. Anlarlar ki bir prensesin iyi bir arkadaşa ve oyun oynamaya ihtiyacı vardır.

Aslında o kadar güzel mesaj veriyor ki masal, bildiğimiz ama tekrar hatırlamız gerekeni şöyle bir çarpıyor suratımıza. Çocuklara arkadaş gerek, oyun gerek!

Carmen Gil'in yazdığı içimizi ısıtan, sıcacık masal; Elena Odriozola'nın samimi ve komik çizimlerinde hayat bulmuş.

Ayrıca "2006'da İspanya Kültür Bakanlığı'ndan Resimli Çocuk Kitabı Dalında İkincilik Ödülü" almış ve Türkiye'de Redhouse Kidz Çocuk Kitapları tarafından basılmış.

Bütün gün esneyerek ve esneterek güzel bir gece geçirmemizi sağlayan masal, Mert'in uykuya çabuk geçmesini kolaylaştırdığı için favorilerimizden! Herkese tavsiyemizdir.
Devamını Oku...

16 Mart 2017 Perşembe

Sınırlı Boyama



Sınırlı boyama küçücük çocuklara neden yaptırılır hiç anlamış değilim?

Onların hayallerini daha şimdiden hapsetmeye hakkımız yok! Bütün yıldızlar beyaz değildir, gökyüzü de mavi değildir, evin çatısını da kırmızı boyamak zorunda değiller, bulutlara sarı renkte çok yakışır...

Bunlar onların hayalleri. Onların akıllarından, yüreklerinden geçenler...

Neden ısrarla aynı şeyi yapıyoruz peki?

Çekin pazarlarınızı çocukların beyinlerinden! Bir şeyler satmak uğruna çocukların hayallerini satın almaya çalışmayın!

Bırakın istediklerini çizsinler, istedikleri renge boyasınlar...

Ileri de bir Picasso, Leonardo Da Vinci, Salvador Dali, Van Gogh, Edward Much olabilecekken Mona Lisa,  Eriyen Saatler, Yıldızlı Gece, Çığlık gibi tablolar yapıp dünyaya mal olacakken, kıykırık bir bölüm okutup dar alanda kısa paslaşmalar oynamaları daha mı güzel?

Bence değil! Keşke daha özgür ortamlar sağlayabilsek onlara! Sanatı daha derinden hissettirebilsek!

Evet yararları olabilir ama artıları eksileri değerlendirildiğinde, hayal güçlerinin sınırlanıp, kopyacılığa itmesi, insanları tek tipleştirmesi çok daha vahim diye düşünüyorum.

Hadi okula başlamadan önce anaokullarında belli bir zamanda verilebilir; fakat kreşlerde henüz 2-3 yaşındayken verilmesi çok anlamsız geliyor bana!

Benim oğlum hiç sevmezdi sınırlı boyamayı ve öğretmeni bana hep not yazardı "evde sınırlı boyama yaptırın" diye! İlk zamanlar biraz zorlamaya çalıştım baktım çocuk eline kalem almıyor sonra vazgeçtim yoksa daha da soğutacaktım resimden!

Birilerinin lafıyla sakın zorlamayın çocuklarınızı. Bırakın neyi çizmek istiyorsa çizsin, hangi renge boyamak istiyorsa boyasın!

" Küçük Prens" in yazarı Antoine de Saint Exupery, altı yaşındayken okuduğu "Yaşanmış Öyküler" kitabında boa yılanının vahşi bir hayvanı nasıl yuttuğunu görüp sonradan onu kendi hayal gücüyle resmetmişti ve büyükleri ona resmi bırakıp daha önemli şeylerle coğrafya, tarih, aritmetikle uğraşmasını söylediler. O çocukluk aklıyla kendini başarısız hissetti ve cesareti kırıldı; büyüdüğünde de büyük bir ressam olacakken pilot oldu! Kötü olmadı ama istediğini de olamadı. İçınde yer etti ve "Küçük Prens" kitabını yazdı.

Çocuklarımıza da bir " Küçük Prens" kitabı yazdırmayalım, bırakalım hayallerini yaşasınlar.

Bize ettiler biz etmeyelim!

Sevgiyle Kalın...



www.instagram.com/deneyimlianne
www.facebook.com/deneyimlianne
www.twitter.com/deneyimlianne
www.pinterest.com/deneyimlianne

Devamını Oku...

24 Şubat 2017 Cuma

Çocuklara Alternatif Oyunlar Sunulsun



Çocukluğumu düşünüyorum. Dışarıda sürekli oyun oynardık. İp atlama, ortada sıçan(yakan top), istop, körebe, mendil kapmaca, topaç çevirme, misket, uzun eşek, sek sek... Hepsi de çok güzeldi! Bu oyunları haftada bir oynamazdık, hemen hemen her gün oynardık.

Peki şimdiki çocuklar? Onlar bizim gibi enerjilerini atabilecek oyunlar oynayabiliyorlar mı? Hayır. Oyun diye önlerine sunulan hep aynı etkinlikler! Tabii ki bunlarda güzel, yapılacak, oynanacak ama sürekli olması, başka alternatiflerin olmaması sizce de sıkıcı değil mi? Evde, okulda, AVM' de her yerde oturarak yapılan etkinlikler... 

Bu etkinlikler onların enerjilerini atmasını sağlamıyor ki! Başka oyunlarda bulmak lazım! Mesela Avm'lerde neden körebe oynatmıyorlar ya da mendil kapmaca? Çocukların bir araya geldikleri yer ama hiçbir çocuk birbirinin yüzüne bakmıyor, işini yapıp gidiyor. Hatta çoğu kez anneler yapıyor etkinlikleri! Halbuki orada kaynaşmaları sağlansa başında bir büyük onları yönlendirse fena mı olur?

Ya da müzik çalsa ve dans etseler beraber. Müziği bir yerde durdursalar ve herkes olduğu yerde kalsa...

Ya da körebe oynasalar, ortada sıçan... Ama olur mu çocuk terler! Biz terlemiyorduk ya çocukken! Bize bir şey mi oldu?

Örnekler çoğaltılabilir. Kısaca sokak oyunlarımız geri gelse. Ahh özledik diyeceğimize o oyunları oynayabileceğimiz kapalı alanlarımız artsa! İlla bir şey öğretmeye çalışmasak; oynarken, eğlenirken öğrense, farkında olmadan!

Çocuklar çocukluklarını yaşayabilseler. Madem binalara hapsolacaklar bari binaları keyifli hale getirelim.

Çocuklara tek tip alternatif sunmayalım.

Benim oğlum hareketli bir çocuk ve çoğu kez oturarak yapılan etkinlikleri reddediyor. O koşmak istiyor. Biri onu kovalasın ya da o birini kovalasın istiyor:)) 

Eğer çocuklara sorulsa, -özellikle erkek çocukları-  onlar kesinlikle hareketli oyunları tercih eder diye düşünüyorum. Mesela geçen gün bir Avm' de tırmanma duvarı kurulmuş, bence çok güzel fikir. Sadece biraz pahalı bunlar çocuklar için, ücretleri de ona göre ayarlasalar! Beş lirayı geçmese bütün çocuklar merakından deneyecek.

Çocuklarımıza alternatifler olmalı ve hareketli aktivitelere ağırlık verilmeli. Etkinlikler o kadar kısır ki hep aynı tarz etkinlikler yaptırılıyor.

Okullarda da öyle değil mi? Çocukların hep uslu olması isteniyor ve uslu ise "akıllı" çocuk yakıştırması yapılıyor. Bunlar daha çocuk! Onlar oyun oynayacak, gülecek, eğlenecek, zıplayacak, koşacak enerjisini öyle atacak. Neden sıkıyoruz ki bu kadar? Hem zıplayan çocuk akıllı olmuyor mu? Pekala oluyor! Çocukların uslu olmasını istiyorsanız önce onların enerjilerini atmalarını sağlamalısınız. Bunu nereden biliyorum sizce? Tabii ki oğlumdan!:) Geceleri biraz sakin olsun ve saatini geçirmeden yatsın diye hergün dışarı çıkarıyorum. Yürüyor, koşuyor, zıplıyor... Bazen yarım saat bazen bir saat. Bu mevsime göre değişiyor.  Yazın 4-5 saat ve üzeri olabiliyor.

Resim yap, lego yap, hamurlarla oyna, kalıp dök, tv izle, tabletle oyna yeter ki uslu dur! Sonrada ileride "bu çocuk neden obezite oldu Allasen?" diye dövün dur. O da bir ömür rejim yapmaya çalışsın, sporu bir türlü alışkanlık haline getiremesin! O oyunları eleştirmiyorum yanlış anlaşılmasın, çok da güzel oyunlar. Benim eleştirdiğim neden bu kadar kısır! Neden daha fazla alternatif koyamıyoruz çocuklarımızın önüne?

Her çocuğun ilgi alanının farklı olabileceğini düşünürsek oyun alternatiflerin arttırılması gerekmez mi? Peki ya siz ne düşünüyorsunuz?
Devamını Oku...

6 Şubat 2017 Pazartesi

Emzirme Örtüsü/Önlüğü

Bugün sizlere emzirirken çok kullandığım, vazgeçemediğim "emzirme örtüsü/önlüğü" nden bahsedeceğim.

Lokantada, alışveriş merkezinde, parkta, bahçede, denizde, cafede kısacası her yerde rahatlıkla kullanabileceğiniz bir ürün.

Bebekler 0-2 yaş aralığında sürekli meme emmek istiyorlar. Bazen acıktıkları için bazen uykususu geldiği için bazen kendini güvende hissetmek istedikleri için... Biz anneler onları geri çevirmekte istemiyoruz; çünkü bebekler ne kadar keyifliyse annelerde o kadar rahat oluyorlar.

Gittiğiniz her yerde emzirme odası aramak zorunda kalmıyorsunuz. Bütün gününüzü o odada geçirmek zorunda da kalmıyorsunuz! Hiç planınızı bozmadan onu boynunuza geçirerek sohbetinize devam ediyorsunuz. Bebeğinizi rahatlıkla izleyip ne yaptığını kontrol etme imkanınız da oluyor; çünkü emzirme örtüsü/önlüğünün boyun kısmına tela gibi bir sey konulmuş yani bebeğinizi görebileceğiniz şekilde yapmışlar. Böyle olunca bebekte bunalmıyor hatta arada size gülücükler atıyor.:)

Inanın çok kullanışlı ve pratik bir ürün. Hamileler şimdiden alınacaklar listesine yazsın derim.

Ben iki buçuk yıl emziren anne olarak çok faydalandım. Hatta eve misafir geldiğinde diğer odaya da geçmezdim. Lohusayken de evde bir sürü misafir oluyor, ee ameliyatlısın zırt pırt dışarı çıkamıyorsun, misafire çık diyemiyorsun zaten yabancıda olmuyor ama bu örtü kurtarıcı oluyor.

Boyun kısmını geniş veya dar tutup kendinize göre ayarlayabiliyorsunuz.

Biz modern anneler hem gezeceğiz, tozacağız hem de bol bol emzireceğiz evlatlarımızı.

Tabii emzirme örtüsü/önlüğü başka işlerede yaramıyor değil! Burası sizin yaratıcılığınıza kalmış. Mesela çocuk arabasında uyuduğu zamanlar rüzgarı engellemesi için de kullanırdım.

Sonrasında Mert onu uzun bir süre pelerin olarak kullandı.:)))

İşiniz ne kadar kolay olursa o kadar rahat annelik yaşıyorsunuz. Lütfen sizi eleştirenleri de ciddiye almayın. Hiç kimsenin bu güzel anlarınızı bozmasına izin vermeyin, anneliğinizin keyfini çıkarın. Bu günler çabuk geçiyor ve bir daha geri gelmiyor. Anneliğinizin tadını çıkarmanız dileğiyle...

Sevgiler...
Devamını Oku...

24 Ocak 2017 Salı

Pastannecim Etkinliğimiz

Geçen hafta Sevgili Ebru'nun daveti ile Ostim'deki Pastannecim pastanesinin imalathanesini gezmeye gittik.



Amacımız yalnızca gezmekti;) Tabii bloggerları çağırınca işin nasıl olacağından habersiz olan ustamızı, ellerimizde telefonlarla videoya kaydetmeye ve sorular sormaya başlayınca; ustamızda, "siz misiniz bu kadar soru soran?" diyerek verdi önümüze koli koli yumurtaları ve "soru soracağınıza pastayı siz yapın da öğrenin" dedi.:))))


Sadece imalathaneyi gezmekle başlayan serüvenimiz bir workshop'a dönüşünce hepimiz çok eğlendik. Aslında bu kısım "ver coşkuyu" modundaydı.:)




Çocuk ile gelen tek kişi bendim ve oğlumda pastaların nasıl yapıldığına tanık oldu. Makinalar çok büyük geldi gözüne. Mikser hiç evdekine benzemiyordu mesela? Bu kocamaaaan bir mikserdi!



Ustamızın sıcak tavırları da oğlumun orada uslu uslu durmasına yardımcı oldu. Bence ustamız kreşte de çalışabilir, çocuklara böyle pozitif insanlar lazım!:)



Bizi çok nazik ve misafirperver karşıladılar. Her sorumuza sıkılmadan cevap verdiler. Yaptığımız pastaları da bizlere hediye ettiler. Ustamız kendi yaptığı pastayı Mert'e vererek bize ikinci bir jest yaptı.

Gayet steril bir ortamda yapılan pastaların pandispanyasında ve kremasında hazır hiçbir şey kullanılmadığını kendi gözümüzle görmüş olduk. Ayrıca böreklerini severek aldığım "Erciyes Börek" in de onlara ait olduğunu öğrendim.


Franchising verdiklerini, verdikleri bayiliklere iki sene boyunca destek olduklarını öğrendim. Nasıl mı? Mesela aylık cirosu 7000 Tl ama bayi 5000 Tl 'de kaldı. İki yıl boyunca kalan 2000 Tl 'yi onlar telafi ediyorlar. Bunu öğrenince Çayyolu'nda bir bayilikte ben alsam mı diye düşünmedim değil! Şu an kampanyaları varmış. Düşünen varsa bence kaçırmasın!

İlk kez denediğim profesyonel pasta yapım atölyesinden biz çok keyif aldık. Hatta oradaki pastacılara, "ohh ne keyifli işiniz var sizin!" dedim. Sen misin diyen, "günde iki bin pasta yapıp üç vardiya çalışınca hiç de o kadar keyifli olmuyor!" demezler mi?:)









Sevgili Ebru'ya ve Pastannecim pastanesine bu eğlenceli gün için çok teşekkür ederim.

Sevgiler...




Devamını Oku...

16 Ocak 2017 Pazartesi

Lazanya



Lazanya... En sevilen yemeklerden... İçinde bir ben yokum😄😂 Çocuklar özellikle kereviz yeme konusunda sıkıntılılar. Lazanyanın içinde kereviz sapı var ve hiç anlaşılmıyor. Bu da çocukların yemesini kolaylaştırıyor. Instagram hikaye (deneyimlianne) bölümünde  tüm detayları ile anlattım, izleyebilirsiniz. Buradan da tarifi bırakıyorum. Herkese afiyet olsun.


RAGÜ (BOLONEZ) SOS
1 tane soğan
1 tane havuç
2-3 dal kereviz sapı
Yarım kilo kıyma
1 litre domates sosu
2 kaşık salça
Tuz, kimyon, kırmızı toz biber, karabiber
BEŞAMEL SOS  için
3-4 kaşık un
1 lt süt
3-4 kaşık tereyağ ya da sıvı yağ
YAPILIŞI
Soğan, havuç, kereviz sapını kavurun. Sonra kıymayı da koyun kavurmaya devam edin. Suyunu çekince domates sosu ve baharatlarını koyun. Ardından tereyağ, un ve sütü karıştırıp beşamel sosu hazırlayın. En alta ragü sosu koyup sırasıyla lazanya, bolonez sos, beşamel sos ve parmesan (ya da taze kaşar) koyarak börek yapar gibi sıra sıra yapıyoruz. Bu işlemde bittikten sonra 200 derecede 30 dakika fırında pişiriyoruz. Harika bir lezzet çıkıyor ortaya. Özellikle çocuklar için tavsiyemdir, beğeneceklerine eminim.


Devamını Oku...

9 Ocak 2017 Pazartesi

Ankara'lı Bloggerlar Merhaba 2017

18 Aralık Pazar günü Sevgili Ebru ve Seher'in daveti ile Carmelo's Cafe'de #ankaralibloggerlarmerhaba2017 etkinliğindeydik. Aslında 11 Aralık'ta yapılacak olan bir etkinlikti; fakat İstanbul Beşiktaş'ta patlama meydana geldiğinden ertelenmişti. Neyseki toplandık ve moraller bozukken hepimize iyi geldi.





Çok güzel şekillerle yazılmış blog isimlerimizi Seher kendisi hazırlamış. O kadar güzel ki çerçeve mi yaptırsam diye düşünüyorum.:)

Yine çubuklu isim kartlarımızda çok hoşuma gitti onu da evde çiçeğimin toprağına sapladım. Lazer Markalama-Mavi Tasarım iyi iş çıkartmış.


Masadaki Lali Desing tarafından hazırlanan skulent bitkimizde o kadar güzeldi ki girer girmez dikkatimi çekti. Şimdi kitaplığımda yerini aldı.



Cecile'de bizlere güzel hediyeler hazırlamış. Özellikle suya dayanıklı göz kalemini çok sevdim. En kısa zamanda blog da detaylı olarak da yazacağım.

Termalife maskeleri ile,

Bioblas saç dökülmesine karşı şampuanı ile,

Restorex hızlı saç uzatan sıvı saç kremi ile,

Cilt Bakım Sağlık Lr peelingi ile,





Henkel Persil, Perwoll, Vernel, Pril, Bref 'ten oluşan zengin paketi ile,
Vissmate çamaşır suyu, sıvı arap sabunu, yüzey temizleyicisi ve silikonlu temizleyicisi ile bizlerleydi. Firmalar cimri davranmayıp bol bol göndermişler.:) Hepsine çok teşekkür ederim.




Çok şık bir sunum öyle değil mi? Çok da leziz... Hele "çikolata çorbası" tatlı seveler için ideal! Fıstıklı kurabiye ve kurutulmuş limona batırılmış çikolatası da enfes... Biz annelerin de canı var öyle değil mi? Arada çocukları bırakıp bırakıp kaçmak lazım Carmelo's Kafe'ye! Mekanın her tarafında ayrı bir detay var. Huzur veren mekanlar olur ya, işte tam onlardan! Güler yüzlü ve nazik davranışları da mekan kadar akılda kalıcı ayrıntılardan.



Ayrıca Timboo Cafe şubelerinde aynı gün içinde ve tek seferde yapılacak olan 140tl ve üzeri harcama tutarındaki adisyonlar "Carmelo's Café Gourmand" hediye çeki kazanıyor. Cafe Gourmand, Fransaya özgü bir tatlı ve kahve sunumu. Carmelos’un tatlı örneklerini dilediğiniz bir kahve ile tadıyorsunuz.
Hediye çeki 2 kişilik ve hafta içi 14:00-18:00 saatleri arasında, hafta sonu ise gün boyunca kullanılabiliyor.  Kampanya 15 Ocak 2017 tarihine kadar geçerli.
Benden söylemesi.

Ebru ve Seher'e çok teşekkür ederim. Umarım barış, sağlık ve huzur dolu bir yıla merhaba deriz.

Sevgiler...
Devamını Oku...

26 Aralık 2016 Pazartesi

Çocuklar İçin Kış Sağlığı Önerileri


Yaz mevsimi boyunca çocuğunuzu hastalıklardan korumak daha kolaydır. Ne de olsa havalar sıcaktır, vitamin dolu meyveler tatlılardan bile daha istekli tüketilir ve okullar kapalı olduğundan çocuğunuz sürekli gözünüzün önündedir  Ancak havalar soğumaya başladıkça işler değişir, grip ve soğuk algınlığı salgınlarıyla beraber tehlike de artar. Çocukların çoğu yaz meyvelerini kış sebze ve meyvelerine tercih ediyor. Bu da bağışıklık sistemini destekleyen ve hastalıklara karşı savaşan besin maddelerini almak konusunda biraz daha dikkatli olmayı gerektirebilir.
Öncelikle havaların soğumasına karşı çocuğunuzu akıllıca giydirerek önlem alabilirsiniz. Tek bir kat kalın kıyafet giydirmektense, daha ince ama kat kat kıyafetler giydirmek çocuğunuzu daha sıcak tutacaktır. Bunun sebebi, havanın çok iyi bir yalıtkan olmasıdır ve katlar arasında kalan hava çocuğunuzun ısısını korur. Aynı zamanda ısıtılmış yerlere girdiğinizde veya arabaya bindiğinizde bir iki kat kıyafeti çıkararak çocuğunuzun her zaman ideal ısıda kalmasını sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzu üşütmemek kadar terletmemek de önemlidir.

En İyi Tedavi, Önlem Almaktır
Soğuk havalarda ve mikropların kol gezdiği kış aylarında yapabileceğiniz en iyi şey çocuğunuzun vücudunu olası tehditlere karşı silahlandırmaktır. Bunu da mikroplarla savaşan ve bağışıklık sistemini güçlendiren gıdalarla yapabilirsiniz. Size bu konuda yardımcı olacak bazı yiyecekler şunlardır:
Havuç: Sadece gözler için sağlıklı değildir, aynı zamanda hastalıkla savaşan beyaz kan hücrelerinin sayısını artırır.
Yoğurt: İçinde bulunan yararlı bakteriler vücuttaki antikorları çoğaltır.
Ispanak: İçinde bolca A vitamini, C vitamini, folik asit ve lutein bulunur.
Karnabahar: A, C, K ve B vitamini içeriği yüksektir. Aynı zamanda bolca fitokimyasal bulundurur ve vücutta enflamasyona karşı etkilidir.
Sarımsak: İçinde bulunan allisin maddesi oldukça güçlü bir antioksidan olmasını sağlar ve soğuk algınlığı ile savaşır.
Genel olarak yeşil yapraklı sebzeler ve kış mevsiminde bolca bulunan mandalina gibi turunçgiller de çocuğunuzun sağlığını destekler. Çocuğunuza renkli bir meyve tabağı hazırlayarak daha iştahlı yemesini sağlayabilirsiniz 
Çocuğunuza meyve yediremiyor musunuz?
Her çocuk her meyveyi sevmeyebilir. Peki, sağlığı için gerekli olan meyveleri çocuğunuza nasıl yedirebilirsiniz? Bu durumda meyve sıkacakları işinize yarayacaktır. Birkaç adet farklı meyve ve sebzenin (havuç, elma, mandalina, portakal vb.) suyunu sıkıp çocuğunuza taze meyve suyu olarak içirin. İçerisinde birkaç adet meyve ve sebze olacağı için hem çocuğunuz sevmediği yiyeceklerin tadını fark etmeyecek hem de tam bir vitamin deposu olacaktır 

Zihinsel Sağlığı Unutmayın

Mevsim değişirken çocuğunuzun sadece fiziksel değil aynı zamanda zihinsel sağlığına da dikkat etmeniz gerekir. Genellikle kış aylarında görülen mevsime bağlı duygusal rahatsızlık, bir depresyon türüdür ve yetişkinler gibi çocukları da etkileyebilmektedir. Beslenmeyle omega-3 yağ asitlerinin alınması depresyon belirtilerine karşı etkili olabilir. İyi omega-3 kaynakları arasında somon balığı ve ton balığı yer alır. Günümüzde artık hoş tada sahip olan balık yağı takviyelerini de tercih edebilirsiniz.
Artık sağlıklı oldukları bilindiği için birçok yağın tüketimi önerilmektedir. Ancak yağ lekeleri her zaman olduğu kadar can sıkıcıdır. Özellikle de kurumuş yağ lekesi nasıl çıkar denildiğinde çoğu anne çaresiz kalabilmektedir. Bu elbette çocuğunuz için balık yağı, zeytinyağı gibi sağlıklı maddelerin evde tüketilmesine engel olmamalıdır. Daha sonradan kurumuş yağ lekesi nasıl çıkar diye düşünmemek için çocuğunuz yemek yerken önlük giydirebilir veya kucağına peçete yerleştirebilirsiniz.


Devamını Oku...

16 Aralık 2016 Cuma

Çocukların Eğitiminde Ailenin Rolü


Atalarımız, ‘Ağaç yaşken eğilir’ sözünü boşuna söylememiş. Çocuklar en iyi erken yaşlarda eğitilir ve öğrenirler. Bu yüzden çocuk eğitiminde ailenin yadsınamaz derecede büyük bir rolü vardır. Gerek okul öncesi gerekse okul döneminde ailenin çocuğun yanında olması, onu desteklemesi çocuğun gelişimi açısından çok önemlidir.

Çocukların kişilik gelişiminin çok büyük bir bölümü, okul öncesi olarak adlandırılan 0-6 yaş yaş döneminde şekillenir. Bu dönemde ebeveynler, çocuklarıyla geçirdikleri zamanın onların geleceği için ne kadar önemli olduğunu kavramalıdır.

Sokak oyunları oynaması için çocuğunuzu teşvik edin

Peki çocukların eğitimi ve kişilik gelişimleri için aile olarak nelere dikkat etmelisiniz? İşte bazı ipuçları:

Çocukları eğitmek, onlarla sadece ciddi ciddi oturup konuşmak veya birlikte ödev yapmak anlamına gelmiyor. Onları eğitmenin ve gelişimlerine pozitif katkıda bulunmanın birçok farklı ve eğlenceli yolu var! Çocuklarınızın ekran veya bilgisayar başından kalkıp, hayatın içine karışmalarını sağlayın. Sizin de küçükken mutlaka oynamış olduğunuz istop, saklambaç ve seksek gibi klasik sokak oyunlarını oynaması için onları teşvik edin, hatta bazı oyunlara siz de katılıp, çocukluk günlerinize dönebilirsiniz. Aynı zamanda, çocuğunuzla beraber oyun oynamak aranızdaki iletişimin de güçlenmesine yardımcı olacaktır.
Çocukların bağımsız bireyler olduklarının farkına varın ve onları zorlamaktan kaçının. Nelere, hangi alanlara ilgileri olduğunu gözlemleyin. Örneğin sanata ilgileri varsa onlar için eğlenceli vakit geçirebilecekleri boyama, resim yapma etkinlikleri organize edin. Eğer çocuğunuz spor aktivitelerine meraklıysa, yüzme, tenis ya da basketbol gibi aktif etkinliklere yöneltin.
Çocuğunuzu diğer çocuklarla kıyaslamayın ve kendisini yaşıtlarıyla kıyaslamasına izin vermeyin. Bu durum, çocuklarda yetersizlik duygusunu ortaya çıkarabilir. Çocuklarınızın doğal becerilerinden ve ilgilerinden övgüyle söz edip, onları teşvik edin, cesaretlendirin.
Çocuklarınıza karşı mutlaka ilgili olun. Fazla üzerlerine düşmeden onlara sevginizi ve ilginizi göstermekten çekinmeyin.
Onlara sorumluluk vermekten kaçınmayın, kendilerini ifade etmeleri için onları teşvik edin.

Sabırlı ve anlayışlı olun

Aileler, topluma faydalı ve örnek bireyler yetiştirme sorumluluğu içindedir. Çocuk, sosyal ortamlarda nasıl davranması gerektiğini, doğaya, hayvan ve insanlara sevgi ve saygıyla yaklaşmayı ailesinden öğrenir.
Çocuklarınızın eğitimi sırasında onlara sinirlenerek karşılık vermeyin, onların öğrenme aşamasında ve hassas yapıda olduklarını aklınızdan çıkarmayın. Çocuğun olumlu ruhsal gelişimi için ona sevgi, sabır ve anlayışla yaklaşmaya özen gösterin.

Okul çağında dikkat etmeniz gereken noktalar

Okul çağına gelmiş çocuklarınızı ders çalışmaya ve öğrenmeye teşvik edici hareketlerde bulunmanız çok önemlidir. Örneğin ona kitap okuma alışkanlığı kazanması için örnek olun. Çocukların rol modelleri, anne ve babalarıdır; çocuklar, ebeveynlerinde gördükleri alışkanlıkları kendileri de edinmeye başlayacaktır. Hatta bazen, çocuklarınızı sizin bile farkında olmadığınız alışkanlıklarınızı taklit ederlerken görmeniz bile mümkündür!

Çocuğunuzla okulda neler yaptığını, zorlandığı durumlar olup olmadığını konuşmak ve onu dinlemek, çocuğun okula olan ilgisini pozitif yönde etkiler. Gerekli gördüğünüz zamanlarda  öğretmenleriyle de konuşup, her zaman çocuğunuzun yanında olduğunuzu ve onu her şekilde desteklediğinizi onlara hissettirin. Ödevlerinde takıldığı noktalarda ona yardımcı olun, fazla baskı kurmadan ödevlerini yapıp yapmadığını kontrol edin.

Sorumluluk sahibi, çevresine ve insanlara duyarlı bireyler yetiştirmede ailenin en önemli rolü üstlendiğinin farkında olarak, çocuklarınıza sevgi ve anlayışla yaklaşın. Çocuğunuzun sağlıklı ve mutlu birey olarak yetişmesinin en önemli noktalarından biri de budur.



Devamını Oku...

13 Aralık 2016 Salı

Queen Bee Güzellik Merkezinde Dermapen Uygulaması


Geçtiğimiz hafta blogger arkadaşlarım ile Queen Bee Güzellik Merkezinde, "dermapen" uygulamasındaydık. Sahibesi Sevgili Sakine Hanım ve kardeşi bizi güler yüzlü ve sıcak karşıladılar.

İkramlar da çok güzeldi.


Kısaca dermapen nedir diye bahsetmek istiyorum.

Dermapen, dikey olarak cilde birçok iğnenin batırılması ve burada kanallar açılarak epidermal hasar oluşturulmaya çalışılmasıdır. Açılan kanallardan kullanılan ürünlerin istenilen noktaya ulaşması ve cildin yenilenmesi/gençleşmesi sağlanır. Ne kadar çok kanal açılırsa o kadar etkili oluyor diyebilirim.

Uygulamadan önce cilt iyice temizleniyor ve uyuşturuluyor. Cildimiz 15-20 dakika streç filme sarılı bekliyoruz. Sonrasında işleme geçiliyor.

Şimdi eminimki acıyor mu diye geçiriyorsunuz aklınızdan? Bu iğneler yalnızca cildin üst derisini tahrip ediyor zaten uyuşturulduğu için de bir şey hissetmiyorsunuz.


Yaklaşık 20 dakika ile yarım saat arası süren dermapen işlemi esnasında cilde kollajen ve kök hücre ekstresi uygulanıyor. İşlem bittikten sonra da yatıştırmak ve cildi beslemesi için koyun plesantası maskesi uygulanıyor.


Ben beyaz tenli olduğum için kızarıklık çok oldu ama diğer arkadaşlar benim kadar kızarıklık yaşamadı. Bu kızarıklıklar iki üç gün sürdü, kızarıklıktan sonra cildim hafif soyulmaya başladı. Toplam da bir hafta böyle gezdim. Tabii o arada Bb ve Cc krem sürmeden dışarı çıkmadım.:))

Hatta eşim ilk gördüğünde "ne oldu sana böyle" şokunu yaşadı.:)

Gelelim sonrasına; dermapen yapıldıktan sonra bir gün boyunca cildimizi kesinlikle yıkamıyoruz, mümkünse ellerimizi sürmüyoruz. Bol bol nemlendirici ve güneş kremi sürüyoruz. Özellikle güneş kremini cilt tam iyileşene kadar ihmal etmiyoruz. Bu dönemde cilt hassas olduğundan güneş kremsiz çıkarsak lekelenmeler olabilir, aman dikkat!

15-20 gün sonra cilt daha parlak bir hal alıyor. Benim cildimden ziyade göz çevremde başlayan kırışıklıklarım ile ilgili sıkıntım vardı ve o kısımda bariz farklar hissettim. Bu ilk seansta böyle bir kaç seans daha alırsam muhtemelen daha geç yaşlanacağım.:) Bu arada normalde başka güzellik merkezlerinde bu işlemi yüz için ayrı gözler için ayrı yapıyorlar. Sakine Hanım'a gittiğinizde o yüz ve gözler diye ayırmadan her yere uyguluyor. Hiç korkmayın oraya daha ufak iğnelerle yapılıyor ve uyuştuğu için acımıyor. Genel olarak acı veren bir işlem değil hafif ısırık hissi veriyor sadece.

Dermapen vücudumuzun her bölgesine uygulanabilen bir işlemdir.

Peki ne için yaptırılır?


* Ciltte sarkma, yara izleri
* Göz çevresindeki problemler (kırışıklık, morluk, torbalanma)
* Akne izleri
* Leke tedavisi
* Gözenek küçültme
* Saç dökülmesi, kellik
Boyun bölgesindeki problemler (kırışıklık, sarkma)
* Çatlak oluşumu
* Siğil tedavisi
gibi birçok problemin tedavisinde kullanılıyor.

Dermapen, diğer işlemlere göre en az maliyetli yöntemlerden.





Dermapen işlemi ile ilgili fiyatlara gelecek olursak; 1 seansı 250 TL'ye yapılıyor. Tabii seans sayısı arttıkça indirim de yapılıyor. Ayrıca gidip benim adımı verdiğinizde Sakine Hanım sizlere %20 indirim yapacak. Hem de sadece dermapen değil tüm işlemler için geçerli olan bir indirim.

Queen Bee Güzellik Merkezi'nde Dermapen Dışında Yapılan İşlemler,

* Cilt Bakımı
* Kıl Tekniği Kaş Yapımı
* Epilasyon
* Kolajen Uygulaması
* Kimyasal Peeling
* Leke Tedavisi
* Özel Maske Uygulaması


Aralık ayı boyunca da bir arkadaşınıza epilasyon tavsiye ederseniz, cilt bakımı ya da 1 seans epilasyon ücretsiz! Benden söylemesi değerlendirip değerlendirmemek sizin elinizde.


***BOM DERGİSİ ARALIK SAYISINDAYIZ***


Sevgiler...
Queen Bee Güzellik Merkezi
Tunalı Hilmi Cd. No:70/9 Kavaklıdere/ANKARA
Telefon: 0312 467 07 06- 0530 292 28 15
sakinesoydan1@hotmail.com



Devamını Oku...

9 Aralık 2016 Cuma

Bulut Gölgesi Hediyeleşme



Tülin Hanım diyor ki;

"Her yıl bizim için neredeyse gelenekselleşen SERÇEV Yeni Yıl Balosu'nda dağıtılmak üzere çocuklarımız için hediyeler hazırlayacağız. Sadece hasta çocuklarımıza değil elbette, kardeşlerine de. Belki "elimde çocuklar için bir şey yok ama yaşlılar için var" diyen olur.
Olur, onları da Huzurevinde dağıtırız.



Şimdi;
Siz de ışığınızla kalpleri aydınlatmak isterseniz bana yazın lütfen.

Hediyelerinizi kargoya vereceğiniz son tarih 20 Aralık 2016 olsun.

Bu satırları okuyunca gülümseyen hepinizde adresim var zaten.Olmayanlar bana e-posta yazabilirler.

tlnbozkoyunlu66@gmail.com.tr

Bakalım bu defa kimlerle el ele yürüyeceğiz.
Ben şimdiden çok heyecanlıyım :)

(lakin, içimden bir ses, her şey çok güzel olacak diyor)
her yıl bizim için neredeyse gelenekselleşen SERÇEV Yeni Yıl Balosu'nda dağıtılmak üzere çocuklarımız için hediyeler hazırlayacağız. Sadece hasta çocuklarımıza değil elbette, kardeşlerine de. Belki "elimde çocuklar için bir şey yok ama yaşlılar için var" diyen olur.
Olur, onları da Huzurevinde dağıtırız.

Bir yılbaşını Etimesgut Huzurevinde geçirmiş, ne iyi etmiştik :)

Detaylı bilgi için bloğuna bakabilirsiniz.
Bulut Gölgesi'ne bakabilirsiniz.

Sevgiler...

Devamını Oku...
blog şablon tasarım sosyal medya kafe
DENEYİMLİ ANNE COPYRİGHT © 2015 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.BLOGUMDA YAYINLANAN YAZILARIN VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.
www.deneyimlianne.com’ da yer alan tüm bilgiler, kişisel deneyim ve araştırmalarımdır.Tedavi ve teşhis özelliği taşımaz,
sadece tavsiye ve bilgilendirmeye yöneliktir.Her bireyin gereksinimlerinin farklı olduğu göz önüne alındığında, kendinize ve çocuğunuza özel yöntemler için mutlaka konunun uzmanına başvurun.