Deneyimli Anne
GENEL KONULAR GÜZELLİK DENEYİMLERİM MUTFAK DENEYİMLERİM ANNELİK DENEYİMLERİM GEZME TOZMA DENEYİMLERİM

24 Mayıs 2016 Salı

Pure Beauty Cc Krem Yorumum

Çok memnun kaldığım bir üründen bahsetmek istiyorum bugün size. Pure Beauty Cc Krem...

Cc kreme gelince, Cc krem (complexion corrector-color corrector) renk düzenleyici demektir.

Ben bu ürünü geçen yaz Watsons'tan almıştım. Yazın cilt tonum koyu olduğundan naturel rengini almıştım ama ne hikmetse hiç kullanamadım.:)) Yaz bitince değiştirdim ve "ivory" rengini aldım.

Ivory açık bir renk ve pembe alt tonlarına sahip. Bu özelliğinden olacak tüpünü ve kutusunu da bu tonlarda yapmışlar. Özellikle de tüpünün çok şirin bir rengi var. Ağız kısmını da ince yapmışlar bu da dökmeden bulaştırmadan almamızı sağlıyor.

Kore'de üretilen bu ürün aynı zamanda İsviçre patentine de sahip. Kore'de üretilen ürünlerin kaliteli olduğunu duymuştum bu ürün de bunu kanıtlar cinsten!

* Alkol
* Paraben
* Lanolin
içermemesi artı özelliklerinden. Aynı zamanda içerisinde sürüldüğünde yüzde çok da belli olmayan, güzel bir ışıltı veren "sim" bulunuyor. Tabii bu gözünüzü korkutmasın belli belirsiz bir ışıltı bu sadece yüzü aydınlatıyor. Sanki nur inmiş gibi yüzünüze:)))

Cilt tonunu düzenliyor, eşitliyor ve nem veriyor. GFK 30 ile UV ışınlarının zararlı etkilerine karşı da koruyor. Bu cc kremi sürdüğünüzde başka bir şey sürmenize gerek kalmıyor.

Ivory rengi beyaz tenlilerin ya da çok açık buğday tenlilerin kullanabileceği bir ton. Hafif bir pembelik verilmiş o da benim gibi sarışınların memnun kalacağı bir renk. Ben çok beğendim. Sürmesi kolay sıvı bir yapısı var ama çok akışkan bir yapıda değil! Üzerine hafif bir allık ve hafif bir rujla günü kurtarmanıza yardımcı olur. Topaklanma da yapmıyor.

Yalnız ürün kuru ve normal cilt tipleri için! Gerek simli oluşu gerekse nemlendirme özelliğine sahip oluşu yağlı ciltlilerde iyice parlak bir görüntüye sebep olabilir tabii pudra ile tampon yapılırsa o parlak görüntüyü kapatabilirsiniz.

Pure Beauty Cc Cream dermotolojik olarak test edilmiş. 

Kapatıcılığına gelince "orta" diyebilirim. Bir fondöten gibi değil ama fodöteni de çok aratmıyor doğrusu!

İçerisinde "gül suyu" var. Özellikle de Bulgar gül suyu diye belirtilmiş ki Bulgaristan'a gittiğimde gül suyu içerikli bir sürü krem ve ruj almıştım. Gerçekten kaliteli hepsinden memnun kaldım. Bizim gül suyumuzda çok kaliteli ama onlar çok iyi pazarlıyorlar! Dolayısıyla kullandıkça lekelere iyi gelen bir özelliğe de sahip! (Düzenli kullanımda gül suyu lekeleri açar.) Hafif bir gül suyu kokusu da var ama rahatsız edici değil!

Kısacası Pure Beauty Cc Cream açık ten rengine ve normal-kuru cilt tipine sahip insanlar için ideal! Merak edenler hemen denesin.

Sevgilerimle...
Devamını Oku...

17 Mayıs 2016 Salı

Çocuklarınız için doğal bir gelecek: KÖY


Yemyeşil bir doğada hayatı keşfederek büyümek çocuklarınızın en doğal hakkı. Yapılan araştırmalara göre doğa ile iç içe büyüyen çocuklar, apartmanların içine sıkışarak yaşayan çocuklara göre pek çok avantaja sahip oluyor.

Philadelphia Çocuk Hastanesi, Gastroenteroloji ve Beslenme Bölümü doktorlarından Dr. Burdette ve Dr. Whitaker,  açık havada zaman geçiren çocukların fiziksel ve zihinsel olarak daha gelişkin olduklarının altını çiziyor. Yale Üniversitesi Doğa Bilimi Profesörlerinden Dr. Kellet ise, açık havada, doğada düzenli olarak zaman geçiren çocukların stressiz ve dikkat süreleri daha uzun çocuklar olduğunu dile getiriyor.




Doğa ile iç içe yaşayan çocuklar için keşfetmek, günlük hayatın bir parçası haline geliyor. Gözlemleme yetileri artan çocuklar araştırmacı, sorgulayan bir karaktere sahip oluyor.

Açık havada zaman geçiren çocuklar üzerine yapılan araştırmalar sonucunda, doğal çevrede düzenli olarak zaman geçiren çocukların daha üretken, stressiz ve dikkat sürelerinin daha uzun olduğunu net bir şekilde ortaya çıkıyor.

Pek çok araştırma, açık havada alınan gün ışığının D vitamini sentezi sağlayan etkisiyle, öğrenmeyi ve üretimi etkilediğini, bağışıklık sistemi için hayati önem taşıdığını, biyolojik saati düzenlediğini ve çocukların daha mutlu olmasını sağladığını gösteriyor.

Doğal çevrede büyüyen çocuklar, diğer çocuklara göre daha girişken ve daha sosyal oluyor. Bu durum ilerleyen yaşlarda çocuğun daha kolay arkadaş edinmesini ve hayata daha sıkı tutunmasını sağlıyor.

Doğanın çocuklara faydası saymakla bitmiyor. Siz de hem çocuğunuzun yemyeşil bir doğa içinde büyüyüp, hayatı daha güzel yaşamasını istiyor hem de geleceği için iyi bir yatırım yapmak istiyorsanız sizi KÖY’e davet ediyoruz.

Şehrin doğası: KÖY

Siyahkalem, Emlak Konut güvencesiyle, yeni ulaşım ve alt yapı yatırımları ile İstanbul’un gün geçtikçe değerlenen bölgesi Zekeriyaköy’de, vazgeçemediğiniz şehir yaşamını, yemyeşil bir doğa içinde KÖY ‘de size sunuyor. İçinde ÇarşıKÖY’ünden spor alanlarına, oyun parklarından okuluna pek çok olanakları barındıran KÖY ’de her zaman hayalini kurduğunuz hayat, uygun ödeme koşullarıyla sizi bekliyor. Siz de hem kendi geleceğiniz hem de çocuğunuzun geleceği için doğru bir yatırım yapın ve KÖY’de yerinizi alın.

Ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız. 


Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku...

Çocuk Eğitiminde Ödül ve Ceza








20 Mayıs Cuma günü "Kanal B'de Biz Bize" programında olacağım. İzlemek isteyenler cuma günü ekran başına😊 Konumuz "Çocuk Eğitiminde Ödül ve Ceza". Konu ile ilgili yorumlarınızı bekliyorum. Sizler çocuklarınızı yetiştirirken nasıl yöntemler uyguladınız? Özellikle ceza konusunda ne tür cezalar verdiniz? Ceza vermek doğru mu? Bekliyorum👍


Devamını Oku...

15 Mayıs 2016 Pazar

Çocuklara Bağırınca Susuyorlar mı?

Çocuğumuza bazen çok kızıyoruz ve istemeden de olsa ona bağırıp onu azarlıyoruz. Doğru olmadığını bilmemize rağmen insan psikolojisi işte her zaman aynı olmuyor!

Aslında çaresizlik ve tükenmişlik bize bu davranışı yaptıran. Kolay değil tabii 7/24 küçük afacanla uğraşmak!

Tabii bu bağırmalar, azarlamalar çözüm mü? Bağırdıkta çocuğu susturduk mu, dediğimizi yaptırdık mı? Yoksa tam tersi inatlaşmasına mı sebep olduk? İsyan duygusunu tetiklediğimiz için daha da öfkeli hale getirdik mi onu? Sadece isyan duygusunu tetiklemedik aynı zamanda rencide oldu. Sadece büyükler rencide olmaz, çocuklar da rencide olur. Hatta bunu başkasının yanında yapmayı hiç denemeyin! Kolay kolay yapmam ama yaptığım zaman daha beteriyle karşılığını almışımdır çoğu kez.

Baştan dedim ya psikolojimiz her zaman aynı olmuyor diye bazen yaptığı büyük bir hataya küçük tepki verirken küçük bir hataya büyük tepkiler verebiliyoruz. İşte o zaman çocuğumuzu karşımıza alacağız ve sorun ne ise onunla konuşacağız. Küçük o, anlamaz demeyin bunlar folik asit çocuğu, büyümüşte küçülmüşler her şeyi öyle güzel anlıyorlar ki ondan "özür dileyin". "Az önce ben sana çok kızdım o yüzden bağırdım, sen de bana biraz daha anlayışlı olursan sevinirim, özür dilerim, seni çok seviyorum." deyin. İnanın anlayacaktır sizi. Bunu defalarca deneyimlemiş bir anne olarak yazıyorum. Hatta sevdiğimi özellikle söylüyorum, çünkü ona kızmamı onu sevmediğim olarak düşünüyor. Yanıma gelip "anne sen hala beni seviyor musun?" demesinden biliyorum. Hem çocuk önemsendiğini hissedecektir.

Çocuklar hassas varlıklar onlara karşı biraz daha anlayışlı olmaya çalışalım. Hata da yapabiliriz hiç kimse dört dörtlük değildir, biz de değiliz ama hatamızı telafi etmeye çalışabiliriz öyle değil mi?
Sevgiler...

www.deneyimlianne.com
www.facebook.com/deneyimlianne
www.instagram.com/deneyimliannemel
www.twitter.com/deneyimlianne

Aylar önce sevgili Gülşah için yazdığım bir yazıydı.
www.gulsahonen.com
Devamını Oku...

13 Mayıs 2016 Cuma

Odak Parfümeri

#lerzankaradanli23nisan2yasinda #lerzankaradanli23nisan #23nisancoskusu 
etkinliğinde bizim ile olan Odak Parfümeri'ye teşekkür ederim.

Odak Parfümeri mağazaları 26 yıldır kozmetik sektöründe perakende mağazacılık üzerine hizmet vermektedir. İlk mağazasını 1990 yılında Eskişehir Hamamyolu Caddesi üzerinde açarak şehrin en gözde kozmetik satışı yapan mağazası olarak tanınmıştır. Sonrasında Eskişehir başta olmak üzere farklı şehirlerde mağazalar açmaya devam etmiştir. İstanbul, İzmit, Eskişehir, Çorum, Ünye, Ayvalık ve Denizli gibi.

Tüm mağazalarımızda bilinen markalar satılmaktadır : Loreal, Max Factor, Maybelline, Golden Rose, İnnova, Barbara Bort, Note, P&G, Henkel, Unilever vb... Odak bünyesindeki  ikinci markamız olup, İzmit’te faaliyet gösteren Cosmo Store mağazalarında ayrıca ;  Estee Lauder, Dior, Lancome, Clinique gibi selektif markalı ürünleri geniş yelpazesi ile bulabilirsiniz.
Yakın zamanda Private Label olarak ''Ziyba'' adında EDT 100ml, 3 bayan (Ziynet, Süslü, Çekici ) ve  1 bay (Egemen)  olmak üzere 4 çeşiti bulunan özel renkli keseleri içerisinde Odak Parfümeri mağazalarında ve kendi e satış sitemizde satışa sunulan parfümlerimizi çıkarmış bulunuyoruz. Kokularımızın kalıcılığı ve kalitesi doğrultusunda müşterilerimizden hep olumlu dönüşler almaktayız.
Kokularımızın içerikleri :
Bayan kokuları olan (Ziynet, Çekici, Süslü) çiçeksi ve meyve notaları içerirken, Baylara hitap eden kokumuz ( Egemen) daha baharatlı bir esansa sahiptir.

ZİYNET : Üst notalarda portakal, ahududu, çiçek özütü ; orta notalarda gardenya, yasemin; alt notalarda amber, paçuli.

ÇEKİCİ  : Üst notalarda sümbül, sicilya limonu, yeşil elma; orta notalarda yasemin, bambu, beyaz gül; alt notalarda sedir, misk, amber.

SÜSLÜ  : Üst notalarda kaki, nar, hurma; orta notalarda menekşe, lotus çiçeği, kehribar, siyah orkide; alt notalarda misk, amber.

EGEMEN : Üst notalarda mandalina, greyfurt, nane; orta notalarda gül, tarçın, baharat ; alt notalarda endonezya paçulisi, amber.

Mağazalarımızdaki uzman desteği ve tester ürünler sayesinde tüm kokularımızı deneyimleyip, teninizle uyum sağlayan size en uygun kokuyu seçme şansınız bulunuyor.

Standartların dışına çıkarak parfümlerimizi keseler içerisinde sunmaktayız. Müşterilerimizin beğendiği bir kokuya sahip olmasıyla birlikte aynı zamanda günlük hayatında kullanabileceği bir ambalaj fikri ile yola çıktık. Keselerin boyutları da bayanların rahatlıkla çantalarında taşıyabilecekleri ölçülerde, mini bir çanta formunda tasarlanmıştır.


26 yılın verdiği mağaza tecrübesini e-satışa taşıyarak online üzerinden 7/24 müşterilerimize ulaşmayı hedefliyoruz. Odakparfumeri.com sitemizi ziyaret ederek ürünlerimize ulaşabilirsiniz.



Devamını Oku...

10 Mayıs 2016 Salı

Bir Oyun Tavsiyesi: "Hama Boncuğu"

Beni sosyal medyadan takip edenler sürekli bir etkinlikte olduğumu bilirler. Geçen gün de "hama boncuğu" ile ilgili bir etkinliğe davetliydim. Etkinliğe katılanlara oradan hama boncuğu hediye edildi.

Ertesi gün "neymiş?" diye bakalım dedik oğlumla ve oturduk masanın başına. Elimizde iki çeşidi vardı. Biri küçük biri biraz daha büyük hama boncuğu... Renkleri çok güzel bütün çocukların dikkatini çeker diye düşünüyorum.

Burada amaç boncukları tablasındaki çubuklara geçirip bir şekil oluşturmak. Oğlum 3.5 yaşında olduğu için  şekil yapmasında yardımcı olmam gerekti.

Ben sadece yönlendirdim. "Şu sırayı kırmızı yap, bu sıra mavi olacak" gibi...

Veee karşımıza çok güzel bir ev çıktı. Onu yapabilmenin sevinciyle fotoğrafını çektik ve akşam babası gelir gelmez fotoğrafını gösterdi. Ben bile çok eğlendim. Sonra biraz araştırdım ki ne göreyim bununla büyükler de çok güzel şekiller yapabiliyormuş! Hobi malzemesi diye de geçiyor. Hatta daha çok hobi olarak biliniyormuş, kırtasiyelere yeni gelmeye başlamış!

Hobi olarak yapanlar çok güzel bardak altlıkları, tokalar, kolyeler, küpeler, saksı süsleri, anahtarlıklar yapmışlar. Bunların üzerine yağlı kağıt koyup ütüyle ütülediğinizde birbirine yapışıyor ve bütünleşiyor. Çocukların odasına da asılabilir.

Hama boncuğu nun çocuklara faydasına gelince,

*  İnce motor kas gelişimini desteklediğini
* Koordinasyon gelişimine yardımcı olduğu
* Simetri algısı ve hayal dünyasını geliştirdiğini okudum. Basit ama işlevsel bir oyuncak diyebilirim.

Oğlum küçük olanı da çok rahat dizdi ama sıkıldı, büyük olandan daha fazla keyif aldı. Küçük olanı arada deneriz bakalım sevebilecek mi?

Üzerinde 5+ yazıyor ama yanında bir büyüğünün gözetiminde rahatlıkla oynayabileceğini düşünüyorum. Kesinlikle yalnız bırakmayın gözünüz üzerinizde olsun hama boncuğunu yutmaya kalkabilir!

Evde de yuvarlak küçük makarnaları boyayarak böyle bir oyuncak yapabilirsiniz.

Nerede satıldığına gelince Kubikatoys'ta, İkea'da ve Hepsiburada.com gibi internet sitelerinde rahatça bulabilirsiniz. Ankara'da Lambiiz kırtasiye'de mevcut.

Sevgiler...


Devamını Oku...

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Annem İçin

Bugün anneler günü. Her ne kadar benim günüm de olsa en çok "annemin günü". :)

Herkes annesini çok sever sayar. Ben bir başka severim annemi, bir başka özlerim.

Uzak olmanın verdiği hasretle içime çekerim kokusunu yanına gittiğimde.

Bulgurlu mantı yapar bana, ıspanaklı börek, sütlü börek, ... Onun elinden bir başka güzel olur bir başka lezzetli.

Eve dönerken de eşyalarımı yıkar, ütüler, harçlığımı koyar cebime öyle gönderir beni. Sanki yurtta kalan çocuğum :)

Bazen kavga ederiz o bana bağırır ben ona sonra bir şey olmamış gibi devam ederiz hayatımıza.:)

Annem özel bir kadındır. Ben de bu özel insana her sene yaptığımdan farklı bir şey yapmak istedim, onun için yazmak istedim. Onu çok sevdiğimi söylemek için
ANNE SENİ ÇOK SEVİYORUM, ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN ...

Tüm annelerimizin anneler gününü yürekten kutluyorum.

Sevgilerimle ...

Devamını Oku...

5 Mayıs 2016 Perşembe

Midas Otelde Anneler Günü Özel Brunch 'ı

Midas Hotel, 7 bölgenin 7 lezzetini annelerle buluşturuyor!


Midas otel bu sene ilk defa düzenleyeceği Anneler Günü Brunch' ında hiç denenmemiş farklı bir konsept hazırladı. Ülkemizde 7 bölgedeki yöresel yemekleri annelerimiz için sunacak ve  her bölgenin damak tadına uygun lezzetleri buluşturacak.

Kahvaltı çeşitlerinin özenle servis edildiği Midas Hotel' de bu muhteşem lezzetleri tadarken, güne 
harika lezzetler ile  bir başlangıç yaparken  annenizin mutluluğuna şahit olacaksınız.
Her yöreden lezzetler bulacağınız Anneler Günü Brunch 'ını kaçırmayın.
Ayrıca  Midas Otel çalışanları kendi annelerinin anneler gününü kutlamak için video hazırlamışlar. Birlikte izleyelim..




ANNELER GÜNÜ BRUNCH MENÜ;

7 BÖLGEDEN YÖRESEL LEZZETLER



KABAK KABUĞU KAVURMASI * Ege Bölgesi

ZİRVA * Trakya Bölgesi

KÜT BÖREĞİ * Doğu Anadolu

SİMİT KEBABI * Akdeniz Bölgesi

MIHLAMA * Karadeniz Bölgesi

SÖMELEK* Güneydoğu Anadolu Bölgesi

TATAR BÖREĞİ * İç Anadolu Bölgesi

Diğer Aperatif Yiyeceklerimiz;


  • KARPER ÜÇGEN PEYNİR 
  • GÜNÜN ÇORBASI
  • Z.Y.KEREVİZ
  • Z.Y.PIRASA
  • RUS SALATASI
  • PATATES SALATASI
  • DOMATES
  • SALATALIK
  • ÇOBAN SALATASI
  • AYSBERK
  • HAVUÇ
  • PANCAR
  • KIRMIZI LAHANA
  • ROKA
  • MAYDANOZ
  • KARIŞIK TURŞU
  • YOGURT
  • KAZANDİBİ
  • SÜTLAÇ
  • ŞEKERPARE
  • ELMA
  • ARMUT
  • PORTAKAL
  • ÇİLEK
  • KİVİ
  • SİYAH ZEYTİN
  • YEŞİL ZEYTİN
  • ÇİZİK ZEYTİN
  • BİBERLİ ZEYTİN
  • BEYAZ PEYNİR
  • ÖRGÜ PEYNİR
  • PİKNİK BAL
  • PİKNİK ÇİKOLATA
  • PİKNİK TEREYAĞ
  • PİKNİK REÇEL
  • SÜZME BAL
  • AHUDUDU REÇELİ
  • BÖĞÜRTLEN REÇELİ
Anneler günü özel fiyatı yalnızca 34.90 TL
Bilgi ve rezervasyon için 0312 424 01 10 arayınız.



Devamını Oku...

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Sana ne ifade ettiğini #AnneneHiçSöyledinMi?


Annenizin size olan sevgisini siz de anne olunca gerçekten anlayabilirsiniz... Nestlé İyi Büyüsün İyi Yaşasın Anneler Günü video’sunu izleyerek, siz de annenize olan sevginizi https://www.facebook.com/iyibuyusuniyiyasasin adresinden paylaşabilirsiniz.


Ayrıntılı bilgi almak için www.iyibuyusuniyiyasasin.com adresini ziyaret edebilirsiniz. 



 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamını Oku...

Tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü kutlu olsun!



Anneler Günü geldi çattı… “Hep daha iyisi” diyerek bebeklerin ve annelerin isteklerine her zaman en iyi şekilde cevap veren, Türkiye’nin yeni bebek bezi ve ıslak havlu markası Sleepy, Unutkan Anneler’e teşekkür ederek onları unutmadığını gösterdi.


Bir zamanlar uyku kelimesini en sıcak kelime olarak tanımlayan, %50 indirimleri ve yeni sezon çantaları kaçırmayan, en son çıkan filmlere en önce giden, yemek keyfinden asla ödün vermeyen, küçük bir temizlikten sonra bile en az 3 saat dinlenen ve fönsüz dışarı adımını atmayan ama bir gün, dünyalarını değiştiren o büyük mutluluk ile birlikte dünyaları unutan tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü’nü büyük bir coşku ile kutladı.


Kendilerini çocuklarına adaya Unutkan Anneler’i unutmayan Sleepy, Anneler Günü için özel olarak hazırladığı ajandası ile de tüm annelerin kalbini çalmayı başardı. #unutkananneler hashtag’ini kullanarak Instagram ve Twitter sayfalarında paylaşımda bulunan ve Mayıs Ayı boyunca market.sleepy.com.tr adresinden alışveriş yapan herkese dağıtılacak bu ajanda ile tüm bir yıl mutluluk ve bol bol gülümsemeyle geçecek.


http://www.unutkananneler.com/


Sleepy, en sevdikleri pastanın son dilimini her zaman çocuklarına ayıran ve gerçek sevginin ne anlama geldiğini varlıklarıyla kanıtlayan Unutkan Anneler’e “İyi ki varsınız…” diyor ve kalpten bir teşekkür gönderiyor.



 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamını Oku...

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Guguk Kuşu Filminin Yorumu

One Flew Over the Cuckoo's Nest yani Guguk Kuşu...

Dramatik bir film olan Guguk kuşu, 1975 A.B.D yapımı. Kitabını Ken Kesey'in yazdığı, yönetmenliğini Milos Forman'ın yaptığı film tam dokuz dalda Oscar'a aday gösterilmiş ve beşini almayı başarmıştır.

Konusu enteresan ve çarpıcı. Cezaevinden kurtulmak için, akıl hastası numarası yapan bir mahkumun (Jack Nicholson / Randle P. McMurphy) orada geçirdiği zaman anlatılıyor.

McMurphy kavgacı, ukala tavırlarıyla o koğuşun otoriter hemşiresinin (Miss Mildred Ratched) gözüne batmaktadır ve aralarında bir güç savaşı başlar. "Kimin dediği olacak" savaşıdır bu ve Miss Mildred Ratched çok hırslıdır. Sözünü dinletemeyince McMurphy'i hizaya getirmek için her şeyi yapar.

McMurphy kendine güvenen bir adamdır ve tımarhanede kendini sevdirir. Onlara aslında "siz deli değilsiniz, sadece toplumdan biraz farklısınız , hassassınız" mesajını vermeyi başarmıştır. Oradaki insanlar hemşireye bir şey söyleyemezken McMurphy sayesinde başkaldırmaya başlamışlardır.

Beni en çok etkileyen sahne hatta bütün filmin anlaşılmaya başladığı sahnedir bence "Billy Bibbit'in intiharı!" Önce bu sahneyi kaçırdım ve o yüzden sonunu bir türlü anlayamadım. Sonra tekrar izledim ama yine kafamda detaylandıramadığım için anlamadım.:))) Sonra araştırdım ve ingilizce yayının birinde bu filmin kitabında yazdıklarından bahsetmiş. Yazı da ..."ödipal çatışma yaşayan Bibbit'in belli bir yaşa kadar cinselliği hiç yaşamadığını, McMurphy sayesinde bu duyguyu yaşadığından bahsetmiş! Hemşire onun yıllarca baskılanan duygularından faydalanıp çocuğu manipüle etmesiyle (arkadaşının sevgilisini ile ilişkide bulunduğu utanç) intihar ettiğinden söz etmiş"... Bu kısmını okuyunca film kafamda oturdu.:)

Filmin sonunu hiç ama hiç tahmin edemedim doğrusu. Şef Bromder McMurphy'i yastıkla boğarak öldürüyor. Burada şoke oldum çünkü onu en iyi anlayan kişilerden biriydi. Bunu beklemiyordum doğrusu! Sonunu söylemeli miydim bilemiyorum?;)

McMurphy'in son hali aldığı elektrik şokundan dolayı çok kötüydü acaba bu halde kalmamalı düşüncesiyle mi öldürdü Bromder bilemiyorum!

Aslında tüm film burada anlatılmak isteniyor. Onlar farklılar ancak onları iyileştirmeye çalıştığını söyleyenler de çok masum değiller! Akıl hastanelerinde yapılanlar onların sadece beyinlerini uyuşturuyor, onları iyileştirmiyor!

Ben bugüne kadar nasıl izlememişim diye hayıflandım. Dram seviyorsanız bu filmi muhakkak izleyin, harika bir film!

Hatta bu film ile ilgili çok enteresan bilgiler de okudum. Mesela filmdeki hemşirenin en iyi kadın oyuncu seçilmesine rağmen başka hiçbir film de oynamaması gibi, Şef Bromder'ın oyuncu olmaması gibi...

Aranızda daha önce Guguk Kuşu filmini izleyen var mı? Siz nasıl buldunuz?

Devamını Oku...

28 Nisan 2016 Perşembe

Çocuklar Arasında Şiddet

Çocuklar arasında şiddet, sana vurana sen de vur yaklaşımı çok yanlış bunu hepimiz biliyoruz! Çünkü şiddet şiddeti doğuruyor!

Çocuklarımızı yetiştirirken daha bilinçli davranmamız gerektiğinin farkındayız ama herkes aynı şekilde yetiştirmiyor ki çocuğunu! Ben her seferinde oğluma "kimseye vurmak yok" diyorum ki şimdiden öğrensin, (hatta yaşı gereği) vuruyorsa "özür dilemesini" istiyorum.

Oğlum 3.5 yaşında ve ona vurulduğunda maalesef tepki vermiyor! Maalesef diyorum çünkü kendini savunmasını istiyorum. Oğlum sana vururlarsa ya "bana vurma" diye bağır, ya sana vuranı kendinden uzaklaştırmak için "ittir", ya da "sen onun yanından uzaklaş" diye tembihliyorum. Yine de çocuk işte müdafaa edemediği de oluyor kendini, yediği dayakla kalıyor!

Hatta bazen yüzü gözü tırmık içinde kalıyor. Bu da beni hem üzüyor hem de sinirlendiriyor! Çocuklar birbirlerine karşı bazen o kadar acımasız oluyorlar ki inanamıyorum! Ama onların suçu yok! Suç bunu öğretmeyen ebeveynlerde! Vurduğunu gördüğü halde bir şey demeyen anne babalar var, çoğu kez onlarla da muhatap olmak istemiyorum ama bunun yanlış olduğunu da anlatmaya çalışıyorum! Sıkıcı bir durum!

Sen çocuğuna "aman sakın kimseye vurma" diye öğretmeye çalışırken, karşındakinin hiç böyle bir tavrı olmuyor dolayısı ile sen vuran çocuğa "yem" yetiştirmiş oluyorsun! Kimse kusura bakmasın benim çocuğum yem değil! Ufak tefek itişip kakışmalardan bahsetmiyorum hatta onları normal buluyorum ve müdahale etmiyorum ama oğluma zarar verecek şekilde yapılan davranışları da hoş göremiyorum!

Herkesin farklı eğitiminin olması, çocuğunu yetiştirme tarzının farklı olması, bizim gibi çocuk yetiştirmek istememeleri aramızdaki çatışmayı daha da artırıyor, o yüzden çocuklara "kendilerini savunmaları öğretmeliyiz" diye düşünüyorum. Çocuklar arasında şiddet konusunda sizler neler yapıyorsunuz, nasıl bir yöntem uyguluyorsunuz? 
Devamını Oku...
blog şablon tasarım sosyal medya kafe
DENEYİMLİ ANNE COPYRİGHT © 2015 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.BLOGUMDA YAYINLANAN YAZILARIN VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.
www.deneyimlianne.com’ da yer alan tüm bilgiler, kişisel deneyim ve araştırmalarımdır.Tedavi ve teşhis özelliği taşımaz,
sadece tavsiye ve bilgilendirmeye yöneliktir.Her bireyin gereksinimlerinin farklı olduğu göz önüne alındığında, kendinize ve çocuğunuza özel yöntemler için mutlaka konunun uzmanına başvurun.